Bugünkü rehber içeriğimizde “Yuda ne ismi” hakkında bilinmesi gereken temel detayları aktarıyoruz.
Yuda ne ismi? Kayseri’de Başlayan Sessiz Bir Hikâye
Bir sabahın içine sıkışan tuhaf kelime
Kayseri’de sabahlar hep biraz sert başlar. Hava ne kadar güneşli olursa olsun, insanın içine işleyen bir serinlik vardır. O gün de öyle bir sabahtı. İnceden üşüyordum ama asıl üşüme içimdeydi.
25 yaşındayım. Günlük tutmayı çocukluktan beri bırakmadım. Bazı insanlar konuşarak rahatlar, ben yazarak. Defterin sayfaları arasında kendimi daha az kalabalık hissediyorum.
O sabah tramvay durağında beklerken cebimde buruşturulmuş bir kâğıt buldum. Ne zaman koyduğumu hatırlamıyordum. Açtım. Üzerinde tek bir kelime yazıyordu:
“Yuda”
İlk bakışta yanlış yazılmış bir şey sandım. Bir marka adı, belki bir yabancı kelime, belki de yarım kalmış bir not. Ama öylece durdu elimde. Kâğıdı tekrar katlayıp cebime koydum ama zihnime koyamadım.
O an ilk kez kendi kendime sordum: Yuda ne ismi?
Şehir içinde kaybolan bir kelime
Gün içinde işten fırsat buldukça o kelime aklıma geldi. Ofiste bilgisayar ekranına bakarken bile gözümün önüne o tek kelime düşüyordu. Yuda.
Öğle arasında dışarı çıktım. Kayseri’nin o geniş caddelerinde yürürken tabelalara, vitrinlere, insanların yüzlerine baktım. Sanki biri bana göz kırpacak ve “İşte Yuda bu” diyecekmiş gibi hissettim.
Ama şehir hiçbir şey söylemedi.
Akşam eve döndüğümde defterimi açtım. Uzun uzun yazdım:
“Yuda ne ismi? Neden içimde bu kadar yankılanıyor? Bir kelime nasıl olur da bir insanın gününü bu kadar böler?”
Cevap yoktu. Sadece sorular vardı.
Otobüste başlayan ikinci işaret
Ertesi gün iş çıkışı otobüse bindim. Cam kenarına oturdum. Yorgundum. Gözlerimi kapatmak istedim ama önümde oturan kişinin telefon ekranı dikkatimi çekti.
Mesaj ekranı açıktı. Bir isim tekrar tekrar görünüyordu: Yuda.
Kalbim hafifçe hızlandı. Görmemem gereken bir şeyi görmüş gibi hissettim. Başımı çevirdim ama kelime artık zihnime kazınmıştı.
Yuda ne ismi olabilir ki?
Bir arkadaş adı mı? Bir lakap mı? Yoksa başka bir dilde bir anlam mı taşıyor?
O an içimde garip bir merak değil, daha derin bir şey vardı. Sanki bu kelime bana ait bir parçayı taşıyordu ama ben onu kaybetmiştim.
Hatırlamadığım bir geçmiş hissi
Gece uyumadan önce uzun süre tavana baktım. Bazı kelimeler insanın içine çocukluk anısı gibi yerleşir ama ben Yuda kelimesini hatırlamıyordum. Yine de bana tanıdık geliyordu.
Sanki bir yerlerde bu ismi duymuştum ama o anı kilitlenmişti.
Defterime şunu yazdım:
“Bir kelime insanın içinde neden bu kadar ağır hissedilir? Yuda ne ismi? Yoksa bir isim değil de unutulmuş bir şey mi?”
Uykuya zor daldım.
Eski defterler arasında bir iz
Ertesi gün annemin evine uğradım. Eski eşyalarımı karıştırmak için değil, sadece biraz sessizlik bulmak için.
Ama bir çekmecede eski okul defterlerimi buldum. Sararmış sayfalar, silik yazılar…
Birinin kenarına küçük harflerle yazılmış bir şey vardı:
“Yuda.”
Elim titredi. Bu kez tesadüf gibi gelmedi. Defteri açıp sayfaları karıştırdım ama başka bir şey yoktu. Sadece o tek kelime.
Annem mutfaktan seslendi:
“Ne buldun orada?”
“Bir isim… Yuda.”
Bir an durdu. Sonra normal bir şeymiş gibi:
“Hatırlamıyorum.”
Ama sesi öyle değildi. Hatırlıyordu gibi bir sessizlik vardı.
O an içimde bir kırılma hissettim. Sanki bir şey bana saklanmıştı ama nedenini bilmiyordum.
Yuda ne ismi? Soru büyüdükçe büyüyen boşluk
Eve döndüğümde artık bu sadece bir kelime değildi. Bir boşluk olmuştu.
İnsan bazı soruları cevaplamak istemez, çünkü cevap gelince başka şeyler de açığa çıkar. Ama ben duramıyordum.
Bilgisayarda saatlerce arama yaptım. Farklı diller, anlamlar, kökenler…
Bir yerde “Yuda” kelimesinin bazı kültürlerde isim olarak kullanıldığını okudum. Ama bu bilgi beni rahatlatmadı.
Çünkü mesele isim olması değildi.
Mesele, benim bu isme neden bu kadar bağlı hissettiğimdi.
Defterime tekrar yazdım:
“Yuda ne ismi? Bir insan mı? Bir yer mi? Yoksa yarım kalmış bir cümle mi?”
Bir kış akşamı ve beklenmedik karşılaşma
Bir hafta sonra, şehir merkezinde yürürken bir kitapçıya girdim. Sadece ısınmak için.
Kitapların arasında dolaşırken rafların birinde küçük bir not kâğıdı gördüm. Bir kitabın arasına sıkıştırılmıştı. Üzerinde sadece şunlar yazıyordu:
“Eğer bunu okuyorsan, Yuda’yı hatırlıyorsun demektir.”
Olduğum yerde kaldım.
Kalbim bu kez sadece hızlı atmadı, aynı zamanda ağırlaştı. Sanki yıllardır taşıdığım bir şey birden yere düşmüş gibi.
Kitapçıdan hiçbir şey almadan çıktım ama o cümle benimle geldi.
Yuda ne ismi? Artık bu soru bir merak değildi. Bir çağrı gibiydi.
İçimde açılan eski bir kapı
O gece rüyamda çocukluğumun geçtiği bir mahalleyi gördüm. Dar sokaklar, taş duvarlar, eski bir oyun alanı…
Ve orada biri vardı.
Yüzünü tam göremedim ama bana bir şey söylediğini hissettim. Sanki “Yuda” diyordu.
Uyandığımda gözlerim doluydu.
Neden ağladığımı bilmiyordum ama içimde bir şey çözülüyordu.
Defterime yazdım:
“Bazen insan bir ismi değil, o ismin taşıdığı hissi hatırlar.”
Gerçeğe yaklaşırken hissedilen korku
Günler geçtikçe Yuda kelimesi hayatımın merkezine yerleşti. Artık her şeyde onu görüyordum. Sokak tabelalarında, insanların konuşmalarında, radyoda çalan şarkılarda bile.
Ama garip olan şu: Ne kadar yaklaşırsam, o kadar uzaklaşıyordum.
Bir akşam arkadaşım bana baktı ve:
“Son zamanlarda dalgınsın,” dedi.
Sadece şunu söyledim:
“Yuda ne ismi biliyor musun?”
Güldü.
“Hiç duymadım.”
Ama ben biliyordum, bu sadece bir kelime değildi. Bu, benim içimde kapanmamış bir kapının sesi gibiydi.
Sonunda gelen sessiz fark ediş
İlgili Makale: Yol parası neye göre verilir ?
Bir gece, Kayseri’nin soğuk rüzgârı camı titretiyordu. Defterimi açtım. Uzun süre yazmadım. Sadece baktım.
Sonra şunu yazdım:
“Belki de Yuda bir isim değil. Belki de ben, unuttuğum bir şeyi arıyorum. Ve o şey, isminden bağımsız olarak beni çağırıyor.”
Kalem elimde durdu.
O an içimde tuhaf bir sakinlik vardı. Cevap gelmemişti ama soru artık acıtmıyordu.
Yuda ne ismi?
Belki hiçbir zaman tam bir cevabı olmayacak.
Ama bazı sorular cevaplanmak için değil, insanı kendine geri getirmek için vardır.
Ve ben o gece, ilk defa, kendime biraz daha yakındım.
Alpakgida sayfamızı ziyaret ettiğiniz için teşekkürler. “Yuda ne ismi” hakkındaki düşüncelerinizi bizimle paylaşın!